SEKTÖR > Kalkıştan önce son çağrı mı?

Kalkıştan önce son çağrı mı?

Mesut Yılmaz “Uzun süredir istikrarlı ve oldukça düşük seviyede giden altın fiyatlarının orta ve uzun vadeli düşünen yatırımcıyı artık harekete geçirmesi gerekiyor. Belki de bu rakamları bir daha göremeyebiliriz. Bir ihtimal son bir geri adım daha yapabilir. Kesinlikle bir tavsiye olmamakla birlikte, altının şu andaki seviyesinin göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle 7500 -8000 TL bandından altın alanların zararlarını aşağı çekmek ve iyi bir ortalama yapmak için bu rakamları değerlendirebileceğini düşünüyorum. Belki de bu kalkış öncesi son çağrı olabilir.”

Yılın 8. ayına geldik. Artık bundan sonra son çeyrek kalacak. Yılın ilk üç ayını geride tutarsak son 5 ayında ne kuyum ticareti ne de yatırım altınında arzu edilen hareketlilikler olmadı. Özellikle kuyum üreticisi oldukça durağan aylar geçirdi. Sektörümüzün her geçen yılı aradığını yaşayarak gözlemliyoruz.

Dekor Kıymetli Madenler firma ortağı Mesut Yılmaz; kuyumculuk sektörü açısından belki de tarihin en erken kapanan yılı olarak 2026’nın kayıtlara geçmeye hazırlandığını, yılın son çeyreğinde büyük bir sürpriz olmazsa pandemiden sonraki en sakin ve durağan yıl olarak 2026 yılının not alınacağını söyledi.

Eylül ayı ile birlikte altın fiyatlarında yukarı yönlü bir kıpırdama beklediğini kaydeden Mesut Yılmaz; “Tabi ki ABD & İran savaşının nereye evrileceği de çok önemli. Belki de tarihte ilk kez bir savaş ortamında altın fiyatının düştüğüne tanıklık ettik. İki ülke barış anlaşması yapsa bile Dünyanın buna inanması için belirli bir sürenin geçeceğini düşünüyorum. İç piyasa açısından Eylül Ekim aylarında özellikle büyükşehirlerde düğünlerin artmasıyla küçük bir hareketlilik bekliyoruz” dedi.

Altın yatırımcısının en az yarısının 7500 – 8000 TL’den alım yaptığını ve bu kişilerin bekleme moduna geçerek, sadece kuyumculuk sektörünü değil birçok farklı sektörde beklenen hareketliliğin ertelenmesine yol açtıklarını sözlerine ekleyen Yılmaz; altın ithalatına uygulanan kotanın 3 yılını geride bıraktığını ve alınan bir kararın sonuçları, rakamları nasıl alt üst edebileceğine bir örnek olarak tarihe geçtiğini, bu dönemde makasın olmamasının da artık pek kimseye faydasının kalmadığını dile getirdi.